
kaptanın seyir defteri:
- “bir arkadaş” aradı. niye film çekmiyoruz uzun zamandır dedi. “yapın bi güzellik de çekelim” dedim.
- 1arkadaş, 2arkadaşı arayıp onu fitilledi. 2arkadaş beni aradı. ona da aynı cevap. “yapın bi güzellik de görelim”.
- iki mrodüktör işe koyuldular, hal-i hazırdaki bi hikayeyi çekecektik. haftasonu, pazar günü.
- cuma günü: gündüz. gelecekler-gelemeyecekler…vs. tamam.
- cumartesi sabah: son kontroller, tamam.
- cumartesi ikindi: harika bir haber: hikayenin geçeceği ev müsait değil. 13 millionluk istanbulda bir dene de mi ev yohtir bize? yohtir.
- cumartesi akşam: ikinci prodüktör aynı haberi vermek için arıyor. napiciz?
- cumartesi geceye doğru: hoyt, öldük mü! “ne var elimizde, hele bi diyin bakim”. ev yoksa, vergilerimizin güzelleştirdiği bir bahçe-park da mı yok?
- pazar gece: 2 senaryo yazıldı. biri atıldı, biri kaldı.
- pazar sabah. kayfaltı. metrobüs, otobüs, fethi paşa korusu.
- gelsin oyuncular, gitsin kameralar. (bknz. girişteki resim)
- maksat üretim olsun. uğraştık, uğraştırdık. (bknz şu resim: ) -yanımdaki yeni iş hayatına atılmış bir prodüktördür-

- işte oldu bi şeyler. bitsin görelim. tadı güzel olursa, vatandaşa; yok olmazsa crew-cast’a sunarız. sonra da görüşürüz inşaalllllaaaah…..
